Öyküsü…

Annesinin her yıl saat 20:35'te kutlamaya devam ettiği silsilenin ilki 1979 yılının 22 Ocağında, Ankara'da başladı. Doğumu gibi eğitimi de Ankara'da gerçekleşti, Mebusevleri'nde büyüdü ve pek çok çocuk gibi o da ailesinin hayallerinin ötesine geçmeyi düşündü; bir avukat, doktor ya da mühendis olmanın ötesini... Bu süre zarfında gizli saklı sesini kaydedip, bir şeyler yazıp çizdi ve 1993'te Radyo Vizyon'da Erhan Konuk ile tanışıp yayıncılık hayatına atıldı. Gizli yaptığı şeylere TRT spikerlerinden ders alarak devam etti, devamını getirmek içinse İstanbul'a göç etti...

Daha Fazlası
Öyküsü…
Son Yazı
Diğer Yazılar
Bloğa Git »

Mavi Gözlü Küçük Dev

2007 Şubat sonu.. Aşkın oluşturduğu minik bir kelebeğin içimde uçuşmaya başladığını bilmiyordum..

Varlığını öğrendiğimde de bir süre inanamadım.. O kadar uzun bir zaman bekledim ki O’nu; artık tam da ümidimi yitirmişken çıka geldi…
O minik şey büyüdü büyüdü, önce beni koca göbekli bir kadına, sonrada dünyanın en mutlu insanına dönüştürdü…
Kendine ait mutlulukları, hüzünleri, hırsları, kıskançlıkları olan bir insandım… Aşık, tutkulu, bazen tehlikeli, bazen de kedi gibi yumuşak bir kadındım..Artık bir anneyim.. Hem de kendince dünyanın en şanslı annesi…
Ben anne olmasaydım eğer,
Hamileliğimde 90’lı kilolara kadar çıkıp, kendi çapımda bir rekora imza atamayacaktım..
Ben anne olmasaydım eger,
Senin kolyemi o küçücük ellerinle ilk kopardığın, ellerini ilk çırpmaya başladığın, bize ilk gülümsediğin zamanın hayatımın en değerli anları olduğunu bilemeyecektim…
Annemi hiçbir zaman bu kadar iyi anlayamayacaktım..
Senin canın yanarken benim canım erise bile nasıl güçlü duracağımı ve gözyaşlarımı gerçekten nasıl içime akıtacağımı hiç bilmeyecektim..
Doktorlar seninle ilgili olumsuz şeyler söyleseler de inadına inanmayı öğrenemeyecektim..
Belki babanla daha az kavga edecektik, ama adına evlat denilen sevgiyle nasılda aşkımızın büyüdüğünü hiç bilemeyecektik…
Ameliyatlarından sonra ilk gözünü açıp, bize yarım bir gülücük attığında, O an, zamanın gerçekten donabileceğini,,
Bu kadar güzel şarkı uydurabileceğimi ve benim sesimin de bu kadar sevilebileceğini,,
Aile olmanın gerçekten ne olduğu,
Telaşsız sevişmenin tadını,,
Şükretmeyi, minnettar olmayı…
Anne olmanın gerçekten ne kadar zor ama bir o kadar da vazgeçilmez bir tutku olduğunu,
Hayatım boyunca yüreğime oturan bir mutluluk, korku, telaşla nasıl yaşanabileceğini hiç bilmeyecektim…
Küçücük bedeninle, aklınla, küçücük yüreğinle, bir bilgenin bile öğretemeyeceği şeyleri öğrettin bize…
Hiçbir zaman pişman değilim, olmayacağım.. Niye benim bebeğim farklı demiyorum.. Sen bir şeyler öğrendiğin gün bende seninle büyüyorum.. bazen kendimi başka bebeklere bakarken yakalıyorum.. Sanma ki kıskandığımdan.. O annelerin, bebeklerinin yaptığı en basit şeylerin bile ne aslında kadar büyük bir nimet olduğunu anlamaları için dua ediyorum..
Sen olmasaydın ben hiçbir zaman ANNE olamayacaktım…
Bir çocuk doğduğunda, bir ANNE doğarmış.. Bende seninle yediden doğdum, bambaşka bir insan oldum…
17 kasımda Arslan Dağhan girdi, hayatımıza.. Artık hiçbirşey eskisi olmayacak…

Mavi Gözlü Küçük Dev’in sayfasına gitmek için tıklayın